Küresel enerji piyasalarının nefesini tutarak izlediği Hürmüz Boğazı’nda beklenen haber geldi. ABD ve İran arasında varılan 15 günlük geçici ateşkesin ardından, dünyanın en kritik petrol geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı gemi trafiğine yeniden açıldı. Ancak yeni dönem, uluslararası deniz hukukunda benzeri görülmemiş “şartlı geçiş” uygulamasıyla başladı.
Ateşkes protokolü çerçevesinde gündeme gelen ve bölgedeki gerilimi dindirmek adına “fiili bir durum” olarak kabul edilen yeni düzenlemeye göre, boğazdan geçen tankerlerden gemi başına yaklaşık 2 milyon dolar (veya varil başına 1 dolar karşılığı kripto varlık) geçiş ücreti alınmaya başlandı. İran meclisinde yasalaşan “Hürmüz Boğazı Yönetim Planı” kapsamında alınan bu ücretler, Tahran yönetimi tarafından bölge güvenliğinin sağlanması ve savaşın yarattığı yıkımın onarılması için “geçiş resmi” olarak nitelendiriliyor.
YENİ DÖNEMDE NELER DEĞİŞTİ?
Uluslararası denizcilik uzmanları, bu uygulamanın deniz ticaretine getireceği ek mali yükün yanı sıra, benzeri görülmemiş bir emsal teşkil etmesi açısından da kritik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli tanker işletmecilerinin bu durumdan olumsuz etkileneceği, büyük enerji şirketlerinin ise maliyetleri tüketiciye yansıtma yoluna gidebileceği öngörülüyor.
PETROL FİYATLARI NASIL ETKİLENECEK?
Piyasalar, Hürmüz Boğazı’ndaki bu yeni uygulamanın petrol fiyatlarına etkisini yakından takip ediyor. Bazı analistler, geçiş ücretlerinin artmasıyla birlikte petrol fiyatlarında kısa vadede hafif bir yükseliş görülebileceğini, ancak uzun vadede arz ve talep dengesinin belirleyici olacağını belirtiyor.

